Ödlek Sanat

Bir  sanat  yapıtının iyi veya kötü olduğuna kim karar verir? Sanatçı mı, küratör mü, sanat eleştirmeni mi,  koleksiyoner mi, bütünüyle sanat sistemi mi, sanat piyasası mı, kamuoyu mu?

Geçenlerde en az yemek içmek kadar günlük ihtiyaçlarımız(?) arasında yer edinmiş olan internette gezinme alışkanlığımı gerçekleştirirken denk geldim bu soruya. Altında bir sürü cevap. En çokta “Ben karar veririm.” Cevabı. Düşünmeye başladım. Bir yapıtı, hemen sanat yapıtı olarak sayabilir miyiz?

Peki bir sanat yapıtının iyi veya kötü olduğuna kim karar verebilir ya da karar verebilir miyiz diye. Bu soru  dizisi soru soruyu doğurarak aklımın içinde bir çınar ağacı gibi büyüdü gitti.
Şimdi kemerlerini bağla sevgili okur jet hızıyla beyin patlatmaya başlıyoruz!
Derin bir nefes… Al al çekinme bir sigara yak benden. Aç arkaya en sevdiğin müziği. Kulağın müzikte aklın bende olsun. Oradan bir de nescafe ikisi bir arada lütfen. E şimdi sana güzelinden bir filtre kahve söylemek isterdim de malum hepimiz öğrenciyiz. Şimdi benimle kal lütfen. Çünkü sanat, sanatçı, sanat yapıtı vs. üzerine biraz düşüneceğiz.

“Sanatın tanımı nedir?” sorusu ile başlamalıyız yolculuğumuza bence ki bu soru “Felsefenin tanımı nedir?” sorusuyla kafa kafaya beyin yakar. Ahanda buraya bir iddia atıyorum şuursuzca. Gelsin aksini düşünen kapışalım.  Angara bebesiyiz oğlum biz!  Neyse bunun konumuzla bir alakası yok.
Bu soruyu duyunca aklıma direk Gombrich’in Sanatın Öyküsü adlı kitabının ilk cümlesi geliyor: “Sanat diye bir şey yoktur. Yalnızca sanatçılar vardır.” Bu cümleyi doğru kabul edersek olmayan bir şeyi tanımlayabilir miyiz peki? Pekâlâ  hepimizin de anladığı gibi Gombrich burada bize doğrudan sanat diye bir şey yoktur demek istememiş. Keza öyle olsa altı yüz elli sayfalık bu kitabı neden sanat üzerine yazsın?  Herkesin çizdiği, yaptığı, yazdığı hatta çektiği bir sanat eseri  kabul edilseydi düşünebiliyor musun yürüyen egoları. Yok yok düşünme. Sanatçı olmak öyle her yiğidin harcı değildir sevgili okur. Öyle olsa vay biz sanat tarihçilerin haline! Ben dediğinden şöyle bir şey çıkarıyorum. Herkes bir şeyler icra edebilir fakat herkes sanatçı olamaz. Bu yüzden bile yaşasın sanatkarlar!
Bir yapıta sanat eseri diyebilmemiz için ne gerek peki? Sorusu geliyor hemen aklımıza.  John Carey “Herhangi biri bir şeyin sanat olduğunu söylüyorsa o sanattır.” Demiş.  Biraz üzerine düşünelim. Dünyaya mal olmuş yapıtlar bırakan birçok sanatçının bile eserlerinin değerlerini ölümlerinin üzerine fark ederken gerçekten böyle diyebilir miyiz? Yani böyleyse Van Gogh’un neden hayattayken tek bir eseri değer görmüş diye sorasım geliyor benim.

Okunma 10 kez
Ögeyi değerlendirin
(1 Oylayın)
Yorum yapmak için oturum açın