008 - Kalem ve Kader

1998 - 2000 yıllarını için sayfa sayfa anı yazabilirim. Gerçekten ilginç ve hayatım için belirleyici günlerdi. Şimdi siz bunu okurken, kısacık bir ara verip, 3-5 saniye düşünseniz. Ne olmak isterdiniz ? Olmak istediğinizi olabildiniz mi? Hayatta gerçekten istediğim her şeye bir şekilde ulaşabildim. Hem olmak istediğimi sandığıma ve hem olduğumu anladığıma ulaşabilecek kadar şanslıydım. 99 yılıydı, Babam bana bir bilgisayar aldı.

1999

Hayatımın kalanı için bir karar vermemin gerektiği seneydi. "Grafik tasarımcı olmak tam olarak istediğim şey" diye düşünüyordum. Daima ortalamanın üzerinde bir çizim yeteneğim oldu, oldukça yaratıcı düşünebiliyor olmak gibi keyifli bir özelliğim de vardı. Daha ilk okulda, yaşıtlarım tenekeden robot çizerken, ben biyomekanik yaratıklar çizip, arkadaşlarıma satıyordum. Belirleyici değildir, ama fikir verir; Hayatımda sadece lise son sınıfta, son resim sınavında tam puan dışında bir resim notu aldım. Şakacı bir resim hocası, “Aaa Kerem senin bütün notların 100'müş, hadi bu da nazarlık olsun 85 vereyim sana” diye gülerek, 15 puanımı kırmıştı. 

Kendimi böyle ucuz ucuz övmek sadece bu mektubuma özgü değil. Aynı cümleleri o tarihte babama da kurdum. “Baba ben süperim… Kesin güzel sanatlar fakültesini kazanacağım, bana bilgisayar lazım.” 

Adam da kandı, kırmadı. Bilem kaç taksitle, alabildiği en iyi bilgisayarı bana. Pentium 2, 266 mmx işlemcili, 3.1 Gb hafızalı zamanı için süper bişi.  O zamanlar bilgisayarlar hantal, büyük ve pahalı. Yine de geleceğin bu aletlerin içinden veya yakınından geçeceği aşikar. Hele ki tasarımcı olmak isteyen biri için, Bilgisayar teknolojisine ilgi duymamak imkansız.  

Babam ufak bir çakallık yapıp, bilgisayarı önce bayiye kurdurdu. Hedefi benim bayide daha fazla durmamı sağlamaktı. Öyle de oldu. İlk işim bilgisayarımın içine araba yarışı gibi oyunlar kurmak olsa da, tasarım programlarını da hemen öğrenip, logolar, hatta vektör tabanlı web siteleri yapmaya başladım. İşimi görecek kadar kodlama dili bile çözmüştüm. 

Kısa süre sonra lise bitti. Akabinde ÖSS diye anılan bir üniversite sınavına girdim, yeterli puanı alınca Güzel Sanatlar Fakültesi için yetenek sınavı sırası geldi. 

Babam bana bilgisayar aldığı gün, daha önce elimden hiç düşürmediğim kalemi, terk ettim. Artık fare kullanıyordum ama GSF sınavı kalem ve kağıtla yapılıyordu. Netice de, 5 yıl üst üste yetenek sınavından kaldım. 

Babam bana bilgisayar almamış olsaydı… Hayatım tamamen farklı olacaktı. Muhtemelen kolayca GSF sınavını kazanacaktım. Belki dünyaca ünlü bir tasarımcı olacaktım. Belki milyon dolarlık bir sosyal medya şirketim olacak, özel jetimle gezecektim dünyayı. Yatlar.. Katlar…Uf. 

Düşünüyorum da; Babam bana iyi ki bilgisayar almış ve ben iyi ki aptallık edip kalem kağıdı bırakmışım. “İyi ki babam yeter artık bir okula gideceksen git” demiş de, iyi ki öylesine Sanat Tarihi diye bir bölümü yazmışım. İyi ki, Aynı fakültede Karımla tanışmışım. İyi ki Oğlum Deniz olmuş, kızım Lila doğmuş… yuvam olmuş. Zamanda geri git Elon Musk olacaksın deseler. Servetimden asla vaz geçiremezler. 



Not : Bir dönem profesyonel olarak bir tasarım şirketinde tasarım bölümünün başında çalıştım. Kısa zaman içinde anladım ki, ben sosyal biriyim ve ne kadar haz alırsam alayım, bilgisayar başında olmak yerine insanlarla iletişim halinde olmak benim için daha uygun. 

Not 2 : Museum’un web sitesini, sosyal medyasını, videolarını, iç ve dış mekan tasarımını ben yapıyorum.  Bir yıl kadar önce de bir tasarım şirketinin 3/1 hissesini aldım. Yani ne şiş yandı ne kebap. Hem Esnaf kaldım, hem kendime kadar tasarımcı da oldum. Misss :)

Not 3 : Sanat Tarihi bölümünü kazanırken, Öss sınavında 4 yanlış, 1 boşum vardı. Belki de o bölümü kazanan en yüksek ÖSS puanlı kişi benimdir, ilginç olan; Türkiye’deki hemen her bölümü rahatça kazanabilecek puan almışken, ilk 3 tercihim olmadı da, 4. ve son tercihim olan sanat tarihi bölümüne yerleştirildim. Belki de kader böyle bişey.

 

Sevgilerimle

Kerem ILDAŞ

Okunma 20 kez Son değişiklik Cuma, 06 Mayıs 2022 19:49
Ögeyi değerlendirin
(2 oy)

Profesyonel olarak deli. Museum'un Kurucusu ve İş geliştirme sorumlusu. Her pazar yeni bir mektupla esnaflık hayatı üzerinden otobiyografini yayınlayan adam.

INST : Profesyonel1Deli

Yorum yapmak için oturum açın